Categories
Archives

You are currently browsing the Dünyamızı Koruyalım blog archives for Temmuz, 2009.

Search

Archive for Temmuz, 2009

Toyota PriusToyota, büyüme ve gelişim stratejisini; sürdürülebilir bir toplum ve dünya için çevresel üretim teknolojilerinin geliştirilmesi, karbondioksit (CO2) ve diğer zararlı salımlarının azaltılması, geri dönüşümlü parçalar kullanılması ve araç güvenliğinin azami artırılması yönünde oluşturuyor.

Bu strateji doğrultusunda Toyota, yenilikçi ürün ve teknolojiler ile sıfır emisyonu hedefliyor ve hatta bir gün otomobillerin havayı temizleyebileceğini hayal ediyor.

Evet Toyota’nın çevre dostu sitesi bu sloganlarla açılıyor.

Aslında herşey mail adresime gelen bir basın bülteni ile başladı. Bültende Honda’nın yeni bir hibrid moedlinden bahsediliyordu. FriendFeed‘de bülten resimlerini paylaştıktan sonra  gelen yorumlardan hibrid modellerin çevre dostu olduklarını farkettim. Bugüne kadar hiç bu konudan haberimin olmamasına da çok içerledim açıkçası. Gelen yorumlardan birinde Selçuk arkadaşımız Toyota’nın da hibrid modeli olduğundan, hatta kendisinin test sürüşü bile yaptığından bahsediyordu. İlgili yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Selçuk o kadar güzel yazmıştı ki mutlaka bu aracı bende kullanmalıyım dedim. Ve biraz araştırarak Toyota’nın ilgili sitesine ulaştım. http://www.cevreyikimkurtaracak.com. Toyota’nın Prius modeli “Hybrid Synergy Drive” teknolojisi sayesinde kendi şarj olabilen elektri motoru ve benzinle çalışan motoru birlikte kullanıyor ve gerekmediği sürece benzinli motoru kullanmıyor. Konunun detaylarına http://www.cevreyikimkurtaracak.com adresinden ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda test sürüşü yapmak için gerekli formu da siteden doldurabiliyorsunuz.

Test sürüşünü gerçekleştirebilirsem en kısa zamanda izlenimlerimi yine buradan paylaşıyor olacağım.

Sağlıcakla..

Çöplerinizi atarken camları, şişeleri, pilleri diğer çöplerinizden ayırıyor musunuz?
Bunu yapmak günlük hayatınız içerisinde ne kadar aklınıza geliyor?
Evinize en yakın geri dönüşüm kutusunun yerini biliyor musunuz?

Bu satırları okumaya başladığınızda lütfen yukarıdaki soruların cevaplarını tekrar düşünün. Sonuçlarınız olumlu ise lütfen kendinizi tebrik edin ve yakınlarınızı ve etrafınızdakileri bu konu ile ilgili bilgilendirin.

Cevaplarınız olumsuz ise; lütfen biraz araştırıp bu konuya hassasiyet gösterin. Her bir bireyin içinde yaşadığımız dünyaya saygı göstermesi ve onu koruması gerektiğini tekrar tekrar anlatarak ahkam kesmemize gerek yok tabiiki.  Amacımız bunun farkında olmayanlara konuyu hatırlatmak, devam eden yaşam süreçlerinde bu konulara daha fazla önem vermelerini sağlamak olmalı belki.

Hayatımızda çok basit ve ufak değişikliklerle büyük kazanımlar sağlamak mümkün. Örneğin cam geri dönüşümü sayesinde aşağıdaki rakamlara ulaşılabiliyor;

Enerji tüketiminde azalma : %25
Hava kirliliğinde azalma : %20
Maden atığında azalma : %80
Su tüketiminde azalma : %50
Korunan doğal kaynaklar: Kum, soda, kireç
  • Enerji tüketiminde azalma : %25
  • Hava kirliliğinde azalma : %20
  • Maden atığında azalma : %80
  • Su tüketiminde azalma : %50
  • Korunan doğal kaynaklar: Kum, soda, kireç

Cam KumbarasıBunu sağlamak için tek yapmamız gereken cam atıklarımızı biriktirerek, üzerlerindeki plastik kapak gibi cam olmayan parçalardan ayırmak ve sokaklarımızdaki cam kumbaralarına atmak. Benzer uygulamalar pil, aluminyum, ambalaj, elektronik atık, lastik, plastik, tekstil ve yağ atıklarda da geçerli. geridonusum.org sitesi lisanslı geri dönüşüm tesislerinin listesini vermiş. Buraya tıklayarak bu listeye ulaşabilirsiniz.

Konu sadece cam şişelerle sınırlı değil tabiiki. Aynı özeni işyerlerimiz için de göstermek, yöneticilerimize konu ile ilgili hatırlatmalar yapmak,  uygulamalarımızı buralarda da devam ettirmek, arkadaşlarımızı dostlarımızı konudan haberdar etmek te  çok önemli.

Google’da biraz araştırmama rağmen cam kumbaralarının yerlerini gösteren bir liste bulamadım. Belediyelerimizin web sitelerinde de özel bir bilgi yok. İsterseniz burada yerlerini bildiğiniz cam kumbaralarının lokasyonlarını paylaşabiliriz. Yorum olarak eklemeniz yeterli olacaktır.

Yandaki resim 1.Levent Yeni Sülün Sokak’taki cam kumbarasına ait.

Farkındalıklarımızı arttırmamız ümidi ile.. Sağlıcakla kalın..

Türbin

Yeryüzünde konuşlanmış Rüzgar Türbinleri mevcut rüzgar enerjisinden ancak %20-25 dolaylarında faydalanabiliyorlar. Fakat gökyüzünde 300 metreden itibaren bir rüzgar türbinimiz olsaydı bu verim ikiye katlanabilirdi. İşte bu düşünceyle yola çıkan merkezi Ottowa Kanada’da bulunan Magenn şirketi dünyanın ilk havada “yüzen” rüzgar türbinini tasarladı. Aşağıdaki resimlerde de göreceğiniz gibi protipleri bitmiş yeni nesil yenilenebilir enerji aracıyla karşı karşıyayız.

Read the rest of this entry »

PandaNesli tükenmekte olan hayvanlar, yok olma tehdidi altındaki hayvan türleridir. Bir türün tükenmekte olması demek,  sayılarının giderek azalıyor olması ve doğal ortamlarında onları tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa yok olacakları anlamını taşır. Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) iki yılda bir yayımlanan kırmızı listesinde yer alırlar.  Bir türün kırmızı listeye alınması için dünya üzerinde 50’den az yetişkin bireyin kalmış olması gereklidir. Gelin bir kac ornekle devam edelim, bugun size verecegim ilk ornek Panda…

Dev panda, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) için ayrı bir anlam taşır, çünkü bu sevimli hayvan 1961 yılından beri vakfın sembolü. Dev panda ayrıca anavatanı olan Çin’in de milli amblemi. Siyah-beyaz kürküyle dikkat çeken dev pandaların boyu yaklaşık 1,5 metre, ağırlığı ise 100-150 kg arasındadır. Bambu ormanlarında yaşayan dev pandalar, günde 12-38 kg kadar bambu ağacı yiyerek hayatta kalır.

Dev panda Çin’in Yangtze Havzası’ndaki bambu ormanlarında yaşar. Bu havza, biyoçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Burada nesli tehlike altında olan pek çok hayvan ve bitki türü barınır. Bu açıdan Yangtze Havzası’nın mutlaka korunması gerekiyor.

Çin’deki bambu ormanlarının giderek yok olması, pandaların hayatını da tehdit ediyor. Şu anda sadece 700 tane kalan pandaların 21. yüzyılın sonunda soylarının tükenmemesi için extra çaba sarfedilmektedir. Panda avlamanın cezası Çin’de ölüme çarptırılmaktır. Bu hayvanların da habitat kaybı yüzünden sayılarının azaldığı bilinmektedir.

Diğer bir adı bambu ayısı olan pandaların ağırlığı neredeyse 120 kilo civarında. Panda gününün büyük bir bölümünü bambu yemekle geçirir. Çok sevdiği bambuyu yiyebilmek için Çin’den başka bir yere gitmediklerinden, ne yazık ki nesilleri tükenmek üzere.

Pandalar çok tembel hayvanlardır. Dişleri bambunun sert kabuklarına uygun olarak sağlam ve keskin. Beslenmek onların yaklaşık 14 saatini alıyor. Hayvanat bahçelerinde yaşayan pandalar, doğal ortamlarında yaşayan pandalara göre çok daha farklı beslenebiliyorlar.

Yemek yemediği zamanlar panda sürekli uyur. Uyumadığında ise hiç acelesi yoktur ve çok yavaş hareket eder. Düşmanları kovaladığında bile paçasını kurtarır kurtarmaz ilk gördüğü ağaca atlar ve uykusuna veya yemeğine kaldığı yerden devam eder.

Hayvanlar aleminin en şefkatli annesi pandalardır. Yeni doğan panda ancak bir fare büyüklüğünde ve 100 gr ağırlığındadır.

Bebek pandanın gözlerinin açılması 6 hafta sürer. 3 aylık olduğunda tek başına yürümeye, 5 aylık olduğunda ise koşmaya ve bambunun tadına bakmaya başlar. Bebek panda bir buçuk seneden uzun bir süre annesinin yanında kalır. Ancak bu uzun dönemin sonunda tek başına yaşamaya hazırdır.

Bu dönemle ilgili en önemli ayrıntı pandanın çok şefkatli ve sevecen bir anne olmasıdır.

Anne panda bebeğine çok düşkündür, onu kolların arasında insanların bebeklerini salladıkları gibi sallar ve sabırla emzirir. Zaten hayvanlar aleminde de yavrularına karşı en sevecen hayvan pandalardır. Pandalar yalnızlığı sever.