Categories
Archives

You are currently browsing the archives for the Sosyal Sorumluluk category.

Search

Archive for the ‘Sosyal Sorumluluk’ Category

Bugün Teknosa’dan anahtarlı priz alabildim sonunda. Eve geldiğimde hemen TV ve yanıdaki cihazları anahtarlı prize taktım. Hem günün büyük bir bölümünde kullanılmayan bu cihazların elektriğini tamamen kesebiliyorum hem de prizler evdeki çocukların tel, şiş gibi sivri metalleri sokmalarına karşı korumalı.

Uzun zamandır aklımda olan bu işi bitirip rahatladıktan sonra güzel bir süpriz ile karşılaştım.

Teknosa Geri Dönüşümlü Poşet

Evet, Teknosa bütün poşetlerini geri dönüşümlü poşetler ile değiştirmiş! Konu ile ilgili ufak bir araştırma yaptım. Yeni başlamışlar sanırım çok fazla birşey bulamadım. Bir sitede aşağıdaki haber mevcut..

“Yeşil Teknosa projesi kapsamında dünyada ve Türkiye’de elektronik perakende sektöründe ilk defa geri dönüşümlü poşet kullanmaya başlayacaklarını ifade eden Mehmet Nane, “Yılda 10 milyon ürün satıyoruz. Bazı satışlarda çift poşet veriyoruz. Aylık poşet tüketimimiz 1 milyon civarında. Geri dönüşümlü poşetler neredeyse 2 katı daha fazla maliyetli. Ama çevreye katkı sağlamak istiyoruz. Ayrıca atık pilleri de topluyoruz” diye konuştu. Nane, Teknosa ve İklimsa’nın her ürüne bir ağaç dikme mantığıyla Muş, Mersin-Anamur ve Muğla’da orman oluşturma kampanyası başlatacağını da ekledi.” Orjinali bu linkte

Buradan Teknosa’nın atık pilleri topladığını da farkediyor ve daha da seviniyorum. Uzun bir süredir atık pil kutusu bulamadığım/yerlerini bilmediğim için biriktirdiğim bitmiş pilleri artık Teknosa’ya götürebileceğim.

Poşetlerin üzerinde ise şunlar yazıyor;

  • Bu poşet doğaya bırakıldığı zaman, 12-24 ay içerisinde mikroorganizmaların, nemin, güneş ışığının, ısının ve oksijenin bulunduğu ortamlarda parçalanıp, ASTM D 6954-04 standartlarında belirtildiği gibi biyolojik olarak çözülür.
  • Atık piller Teknosa’ya! Katkınız doğaya! Evde ve işyerlerinde uzun süre saklamayın. En yakın atık pil kutusuna atın.
  • Enerji Bakanlığ’ının enerji tasarruufunu yaygınlaştırmak için başlattığı EN-VER (Enerji Verimliliği) projesine destek veriyoruz.
  • Daha temiz bir çevre için bu torbayı defalarca kullanın.
  • Torbayı doğaya terketmeyiniz.
  • Bu torba için hiç ağaç kesilmedi.

Bu faaliyetleri için Teknosa’yı tebrik ediyorum. Özel sektördeki diğer firmaların da benzer çalışmalarını bekliyoruz.

Bildiğiniz buna benzer çalışmalar varsa lütfen bizimle paylaşın, buradan duyuralım. Hep birlikte biraz daha bilinçli olmaya doğru ilerleyelim.

Bu arada; bütün gece boyunca hiç TV açmadık ve anahtar kapalı olduğu için de hiç bir elektrik enerjisi tüketilmemiş oldu.

Birkaç gündür dünyamızı korumaya kafayı oldukca fazla taktıgım icin midir nedir arkadaşlarım, eşim, dostumla çevre bilinci konusunda hararetli konuşmalar yapıyorum. Tam bir çevreci değilim, olamıyorum ama dünya için küçük de olsa bir şeyler yapmak beni mutlu kılıyor. Bu fikirlerimi ne zaman toplum içinde paylaşsam enteresan tepkilerle karşılaşıyorum.

Arkadaşlarımla konuştuğum zaman konu suya gelince, önce golf sahalarına akıtılan milyonlarca metreküp suyun devletimizce denetlenmesini ondan sonra üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini söylüyorlar. Kendilerini enayi gibi hissediyorlarmış. Yani çevremdeki birçok insan aslında çevreyi büyük firma ve sanayinin kirlettiğini ve bunlar denetlenip kontrol altına alınmadan hiçbir şeyin düzelmeyeceğini söylüyorlar.

Peki gerçekten bu kadar sert mi yaklaşmalı bu konuya?

Bizim de çorbada bir kaşık tuzumuz bulunamaz mı?

Dişini fırçalarken veya banyoda köpüklenirken suyu kapatmak,

Telefon şarj olmuyorken ve elektrikli aletler kullanılmazken fişten çekmek,

İçeceğin çay kadar su kaynatmak,

Evde tasarruflu ampul kullanmak,

Kullanılmış pilleri ayrı bir yere atmak,

Denize hiçbir şekilde cam, sigara izmariti atmamak,

Dönüştürülmüş ürünler kullanmak,

Evden çıkarken tüm ışıkları kapatmak (bizde alışkanlıktır evde hep biri varmış hissini vermek için bir ışık açık bırakılır.)

Çamaşır makinesinde en kısa programları seçmek,

Daha az et tüketmek, gibi gibi bir çok konuda harekete geçmek çok mu zor?

Ya da bunları yapmak için önce devletin mi bir şeyler yapması gerekiyor?

Birey olarak devletten önce harekete geçmek ve çocuklarımızı da bu zihniyette yetiştirmek bence o kadar da zor değil. Rahatsız olmaya da gerek yok. Belki bu zihniyette yetiştireceğimiz çocuklar bir gün milletvekili olur ve harekete geçer, neden olmasin?

Bu arada çevre konusunda modacılar ve tasarımcılar ne yapıyor? Kendilerine düşen görevi yerine getirenler gerçekten de çok yaratıcı oluyorlar. Amerika ve Avrupa’da bu iş bir sektör olmuş durumda. İnsanlar eskiyi yeniye dönüştüren milyonlarca şey üretiyorlar. Bizim ülkemiz bu konuda bayağı geri kalmış durumda. Bakın size benden bir tüyo!

Eğer kendi işinizi yapmak istiyorsanız bu alanda Türkiye’de neler yapılabilir bir bakın derim. Ben bayılıyorum ve çevreci ürünleri kullanmak için çabalıyorum. Ancak bu ülkemizde biraz zor. http://www.earthlovershopping.com sitesini bir ziyaret edin. Hoşunuza gidecek şeyler olabilir. Babalar gunu icin bile ozel kose acip, donusumlu urunler yapmislar, yapmis iste adamlar! Belki siz de yaratıcılığınızı kullanıp kendinize ve çevrenizdekilere hediyeler yapabilirsiniz.

Neden olmasin?

M.